Türk futbolunun sessiz lideri Alpaslan Eradlı'ya kalp pili takıldı

Yusuf Mehmet Sarışın Yazdı: Türk futbolunda bazı isimler vardır; manşetleri süslemekten çok, sahadaki duruşlarıyla hafızalara kazınırlar.

Sağlık Yayın: 31 Ocak 2026 - Cumartesi - Güncelleme: 31.01.2026 17:47:00
Editör - Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 4 dk.
Google News

Türk futbolunun sessiz lideri Alpaslan Eradlı'ya kalp pili takıldı

Yusuf Mehmet Sarışın Yazdı: Türk futbolunda bazı isimler vardır; manşetleri süslemekten çok, sahadaki duruşlarıyla hafızalara kazınırlar. 

Alpaslan Eradlı, işte o isimlerden biridir. 

Hem kulüp hem millî takım düzeyinde yıllarca kaptanlık yapmış, savunma disiplinini liderlikle birleştirmiş gerçek bir futbol aklıdır.

Son olarak bir önceki dönem Fenerbahçe başkanı Ali Koç, efsane futbolcuyu tedavi gördüğü Amerikan Hastanesi’nde ziyaret etti. 

Kalp pili takılan “Büyük Kaptan”ın sağlık durumunun iyiye gittiği öğrenildi. 

Bu ziyaret, sarı-lacivertli camianın efsanesine vefasını bir kez daha gösterdi.

Futbola Başlangıç ve Yükseliş

9 Kasım 1948’de İstanbul’da doğan Alpaslan Eradlı, futbola İstanbul amatör lig ekiplerinden Cerrahpaşa’da adım attı. Genç yaşta dikkat çeken savunma becerileri onu kısa sürede profesyonel seviyeye taşıdı ve yolu İstanbulspor ile kesişti.

1968–1973 yılları arasında İstanbulspor formasıyla 118 lig maçına çıkıp 9 gol attı. Savunma oyuncusu için dikkat çekici olan bu skor katkısı, onun sadece yıkıcı değil, oyunu kuran bir savunmacı olduğunu da ortaya koyuyordu.

Fenerbahçe’de Efsaneye Dönüşen Kariyer

1973’te Fenerbahçe’ye transfer olan Eradlı’nın kariyerinin asıl efsanevi dönemi burada başladı. 10 sezon boyunca sarı-lacivertli formayı giydi, 223 lig maçında görev aldı ve 17 gole imza attı.

Mevki olarak savunmada görev yapan Eradlı, özellikle libero pozisyonundaki oyun bilgisi, yer tutuşu ve oyun kurulumuna katkısıyla döneminin en saygın savunmacılarından biri oldu. Gerektiğinde sol bekte de oynayabilmesi, onu teknik direktörler için vazgeçilmez kılıyordu.

Ancak onu asıl özel kılan, kolundaki kaptanlık bandıydı. Sadece bir takım lideri değil, soyunma odasında denge unsuru, sahada ise güven veren bir rehberdi. Bu nedenle Fenerbahçe tarihine “Büyük Kaptan” unvanıyla geçti.

1978 yılında yaşadığı ciddi sakatlık kariyerini tehdit etti. Bir yıl sahalardan uzak kaldıktan sonra yeniden formasına kavuşması, onun mental gücünün de göstergesiydi. 1983 yılında düzenlenen jübile maçıyla futbolculuk kariyerini noktaladı.

Millî Formayla Hizmet

Alpaslan Eradlı, kulüp kariyerindeki istikrarını millî takıma da taşıdı.

Türkiye Millî Futbol Takımı formasıyla 26 kez A millî, 4 kez de Ümit Millî düzeyde sahaya çıktı. Uzun yıllar millî takımda da kaptanlık yaparak savunmanın liderliğini üstlendi. O dönem Türk futbolunun uluslararası alanda zorlu süreçlerden geçtiği düşünülürse, onun sahadaki direnci ve disiplini ayrı bir değer taşır.

Oyun Stili ve Futbol Kimliği

Soğukkanlı ve hatasız oynama prensibi

Oyunu geriden kurabilme becerisi

Hava toplarında etkinlik

Savunma organizasyonunu yöneten lider karakter

Alpaslan Eradlı, günümüz futbol tabiriyle “oyun kuran stoper/libero” profilinin Türkiye’deki erken ve başarılı örneklerinden biriydi.

Mirası

Bugün Fenerbahçe taraftarının dilinde hâlâ saygıyla anılan Eradlı, istatistiklerden öte bir futbol mirası bıraktı:
disiplin, sadakat, liderlik ve karakter.

Sarı-lacivertli formayı taşımanın sorumluluğunu bilen bir kaptan olarak, sadece kupalara değil, bir kulüp kültürüne de katkı sundu. Sağlık sürecinde camianın gösterdiği ilgi de bunun en somut göstergesi oldu.

Alpaslan Eradlı, Türk futbol tarihinde “bağırmadan liderlik eden” kaptanların en kıymetli temsilcilerinden biri olarak anılmaya devam edecek.

Ek Fotoğraflar
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.