Didim'in turizm duayenleri bir araya geldi

Yusuf Mehmet Sarışın Yazdı

Turizm Yayın: 15 Nisan 2026 - Çarşamba - Güncelleme: 15.04.2026 19:29:00
Editör - Yusuf Mehmet Sarışın
Okuma Süresi: 4 dk.
Google News

Yusuf Mehmet Sarışın Yazdı

Didim’de yaz henüz tam başlamamıştı ama Aypepe’deki Didim Turizm Derneği bahçesinde o akşam mevsim çoktan değişmişti. Hafif bir meltem, portakal çiçeği ve Melisa kokusuna karışıyor; stand masalarındaki sohbetler, yılların biriktirdiği anılarla iç içe geçiyordu.

“Hoş geldin 2026, Yaza Merhaba” kokteyli sadece bir etkinlik değildi. Bu, Didim’in hafızasının yeniden bir araya gelişi gibiydi.

Genç sunucu dernek üyesi Yusuf Gökçe mikrofona ilk dokunduğunda sesinde hem heyecan hem de sorumluluk vardı. Çünkü karşısında yalnızca davetliler değil, bu kentin turizm yolculuğunu başlatan isimler duruyordu.

Bahçenin bir köşesinde, yılların deneyimiyle ağırlaşmış ama gözleri hâlâ canlı olan isimler yan yana gelmişti:

Kadir Karakaya, İzzet Dönmez, Mehmet Soysalan, Taner Küsmez, Bekir Ülker, Tayyar Cengiz ve Hikmet Atilla… (Buraya benim atladığım isimler varsa ekletin lütfen. 0507 723 4769) 

Onlar sadece birer davetli değil, Didim turizminin yaşayan belleğiydi.

O anın en anlamlı tarafı ise, DİTUR Başkanı Melih Koyuncu’nun yüzünde saklıydı. Gözlerindeki o ince parıltı, yılların emeğini bir masada toplamanın verdiği gururu açıkça ele veriyordu. Sanki kendi kendine “başardık” diyordu.

İlk sözü Kadri Karakaya aldı. Konuşması, geçmişten bugüne uzanan bir köprü gibiydi. Ardından Melih Koyuncu söz aldı; sesi hem kararlı hem davetkârdı. Ve sonrasında Hatice Gençay, Didim’in geleceğine dair umut dolu cümlelerle geceyi daha da anlamlı kıldı.

Konuşmalar ilerledikçe, akşam sadece bir kokteyl olmaktan çıktı; bir vizyon toplantısına dönüştü.

Didim’in artık sadece deniz, kum, güneşten ibaret olmadığı vurgulandı. Bu şehir; tarihiyle, doğasıyla ve misafirperverliğiyle bir kültür destinasyonuydu. Turizmin değişen dinamiklerine uyum sağlamak için “ortak akıl” kavramı sık sık tekrarlandı. Herkes aynı şeyi söylüyordu ama farklı kelimelerle: Birlik olmazsa ilerleme olmaz.

Ardından somut adımlar konuşuldu.

Bodrum Havalimanı’nda Didim’in dijital tanıtımı başlayacaktı. QR kodlarla ziyaretçiler daha adım atmadan bilgiye ulaşacaktı. 

1 Mayıs’tan itibaren ulaşım kolaylaşacak, Bodrum ve İzmir bağlantıları daha erişilebilir hale gelecekti. 

Hatta Leros ile deniz seferleri… Bu fikir bile bahçede kısa süreli bir heyecan dalgası yaratmaya yetmişti.

Ama gece sadece hayallerle sınırlı değildi.

Yalı Caddesi’nin yıllardır çözülemeyen sorunları da açıkça dile getirildi. “Lobi oluşturulmalı” denildi. Bu cümle, aslında herkesin içinden geçenin yüksek sesle söylenmesiydi.

Sağlık konusu da unutulmadı. Sinek ilaçlama gibi basit görünen ama turizm için kritik olan hizmetlerin siyasetin gölgesinde kalmaması gerektiği vurgulandı. Çünkü turizm, detaylarda kazanılan bir savaştı.

Gece ilerledikçe konu başlıkları kültüre kaydı.
Yeni kitap projeleri, (mesela Yusuf Mehmet Sarışın'ın Didim kitapları!) ve akademik çalışmalar…
24 Nisan’daki Ege Lezzetleri Festivali…
19 Mayıs’ta Mavişehir’de açılacak yeni yaşam alanı…
Her biri Didim’in sadece bir tatil noktası değil, yaşayan bir şehir olduğunu kanıtlıyordu.

Ve sonra, o ortak duygu yeniden yükseldi:
Birlikte hareket etme çağrısı.

Konuşmalar bittiğinde alkışlar uzun sürdü. Ama asıl önemli olan, alkışın ardından kurulan küçük gruplardı. 

Eski başkanlar, genç üyeler, yöneticiler… Herkes konuşuyor, plan yapıyor, hatırlıyor, anlatıyordu.

Gece, bir kokteylle sona erdi.

Ama aslında o akşam biten hiçbir şey yoktu.

Çünkü Aypepe’de o bahçede, Didim yeniden kendine söz vermişti:
Geçmişin tecrübesiyle, geleceğin hikâyesini birlikte yazmaya.

Bu arada babalarıyla gurur duyan oğullar. Ya da oğullarıyla gurur duyan babaları da unutmayalım. Taner-Kerim Küsmez ve Kadir-Burak Karakaya gibi... 

Ben babaları dinlerken ağlamamak için zor durdum.

Didim'de turizm sağlam ata tohumlarıyla ayakta durur ve yükselir.

Ek Fotoğraflar
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.